Güzellik hususunda

Yaşamsever ve ölümsever olmak üzere iki ana yaklaşım var der sevgili Fromm. Yaşam dinamiktir, değişir, dönüşür, zapt altına alınamaz diye tarif eder. Çoğalır ve enerjiktir. Farklılıktan ibarettir. Ölüm ise tek tiptir, küçülür, denetim altında ve tek tiptir. Kısırdır der. Güzelikle bu yaklaşımın alakası nedir anlatayım. Dermatologlar, deri sanatından anlayan hekimler olarak güzellik konusunun ana söz söyleyicilerinden biri durumundayız. Güzelliği ele alış biçimi de son zamanlarda dolgu, botoks, iple yüz germe vs gibi işlemlerle başlıyor. Bu işlemlere karşı değilim ama çokça uygulanan bu yaklaşımların ardından insanların tek tipleştiği ortada. Bir kontrol tutkusu var, çene şöyle olmalı, burun böyle diye. Vücut için de öyle. Denetim altına alınıp, tek tipleştirilen bir sürü yüz ve beden görüyorum. Heykel gibi güzel ve zarif bedenler ve yüzler inşaa ediliyor bu günlerde. Bu heykel görünümler aynada, ekranda güzel görünüyor ama gözlerimiz onu ne kadar güzel algılıyor acaba? Yadsıyan da çok insan var. Hatta alışmak için zaman gerekiyor çoğu zaman böyle 'güzelliklere' Bir heykel hiç bir zaman yaşayan bir insandan daha güzel olamaz der De Bruyne. Ben de öyle inanıyorum. Heykele benzemek: durağan, donuk, tek tip, monoton, kısır, çeşitlenmeyen, değişmeyen, dönüşmeyen bir güzellik, ölümsever bir perspektife yaraşıyor zannımca. Yaşam nedir? Farklıdır bir kere. Güzellik de öyle: farklıdır. Kiminin altın sarısı tenidir güzel olan diğerinin kapkara teni. Bazısının burnunun kocaman ve çentikli yapısı insanı aşık eder. Her yüz, her beden farklıdır birbirinden. Bu farklılık işte insanı benzersiz güzellikte yapan şeydir. Ama heykel gibi değildir insan. Ben güzellik atölyelerimde kişilere sizin güzelleriniz kim diye soruyorum. Sosyal medyadan değil günlük hayatlarınızdan seçin güzellerinizi diye de ekliyorum. Beş güzel kişi saymak zor geliyor katılımcılarıma. Bana da zor geldi. Belki önce kusursuzu aradığımızdan, bilemiyorum. Ama yaşadığımız hayat gerçek ya. Etrafımızdaki herkes de çirkin mi? Yok aslında, biraz dikkatli bakalım. Görmeye başlıyoruz güzelleri. Ben çok şaşırdım, kendi güzellerimi saydığında. Farkettim ki güzellik benim için bedene iyi bakmak, deneyimli, akıllı ve güçlü olmak demek. Bir de özgün olmak anlamına geliyor. Hakikaten mesela düşünüyorum sayın Ayşe Boyvat hocam kadar güzel başka kaç kadın gösterebilirsiniz? Biraz tarif edeyim, kendisi çok alımlı ve güzeldir ek olarak rüzgar sörfü yapar, Behçet'i ve en zor, ölümcül hastalıkları ustalıkla ve zerafetle tedavi eder. Dermatolojide mantık yoktur der ama ben işimin mantığını ondan öğrenmişimdir. Güzellik görünene ek olarak çokça da derinlik içeren birşey. Heykel olmak var bir tarafta (ölümsever yaklaşımda), bir de zarafetli ve hayranlık uyandırıcı bir insan olmak var (yaşamsever yaklaşımda). Peki biz dermatologlar bu konuda ne yapabiliriz? Güzellik her güzel şey gibi emek verilerek elde edilen bir şey. Sadece gelip hazır paket alıp güzelleşilemiyor. Emek vermek gerekiyor. Sonraki yazılarımda emeği tarif edeceğim. Ben hekimliğin böylesini seviyorum, ben emek veririm; şifalanmak, güzelleşmek isteyen emek verir o zaman güzel bir iş birliği olur. Netice güzel olur. Sağlıcakla!

Daha fazlasını okumak ister misiniz?

Bu özel yazıyı okumaya devam etmek için www.sifaokulu.org sitesine abone olun.

Şimdi Abone Olun
34 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
Mavi ve Sarı Kedi Hayvan ve Evcil Hayvalar Logo (200 x 1500 px) (1500 x 200 px) (1).png