top of page

Şifacı Mutfak Okulu/ Gizli Açlık Oturumu

Güncelleme tarihi: 1 Mar 2021




Bu dersin konusu vitaminler, mineraller, eksiklik halleri ve yapılabilecekler. Öncelikle size bir vaka raporundan bahsetmek isterim. İngiliz bir doktor, Hindistan’da kaldığı senelerde çok şaşırtıcı bir durum farketmiş: Hindistan’da gözlemlediği insanlar günlük beslenmelerinde son derece az vitamin B12 tüketiyorlar buna rağmen B12 eksikliği geliştirmiyorlarmış. Bu durumu açıklayamamış ancak İngiltere’ye de dönmesi gerekmiş. Deneylerine devam etmek için yanında bir Hintli adam götürmüş. Hindistan’da yediklerine benzer gıdalarla beslemiş ve nasıl B12 eksikliği gelişmediğini anlamaya çalışmaya devam etmek istemiş ancak İngiltere’ye geldikten kısa bir süre sonra Hintli adam B12 vitamini eksikliği geliştirmiş. Bunun üzerine İngiliz doktor bu vakayı bildirmiş ve şöyle bir not düşmüş, Hintliler muhtemelen yedikleri sebzeleri çok iyi yıkamadıkları için bolca kurt-dolayısı ile protein ve B12 yiyorlardı. Açıklayamadığımız B12 kaynağı buydu. İngiltere’de durum böyle olmadığı için B12 eksikliği gelişti.


Ekolojik Tıp Akademisi’nde perspektifin önemini vurgulamamızın nedeni de budur. Eğer bütüncül bir perspektifimiz yok ise ve ön yargılarla dolu bir zihnimiz varsa bilimsel bakış açımız da bundan etkilenir. Çok da akılcı-doğru olmayan önermeler geliştirebiliriz.


Sizce Hintli adam neden İngiltere’ye gelince vitamin B12 eksikliği geliştirdi?


Önce biraz vitamin B12’nin doğasından bahsetmek istiyorum. Denirdi ki vitamin b12’nin emilimi için intrinsik faktör diye bir ajan gerekir. Eğer eksikse emilmez. Kişi yeterli vitamin tüketiyor ama kan seviyesi düşük ise vitamin b12’yi ağızdan vermekle uğraşmayın, enjeksiyon yaptırın. Ancak zaman içerisinde ağızdan yüksek doz vitamin b12 alındığında kan seviyelerinin yükseldiğini gördük bu nedenle emilimle ilgili teorilerimizin hatalı olduğuna kanaat getirdik. Peki nasıl emilir vitamin b12?


Vitamin B12 barsaklardaki mikroorganizmaların da sağlıklı bir bütünlüğe sahip olabilmesi için gereklidir. İçeriğindeki kobalamin pek çok enzimin çalışmasında işlev gösterir. Eksikliği durumunda barsaktaki mikroorganizmalar da etkilenir ve değişir. Bilimsel araştırmalar son senelerde vitamin B12’nin mikrobiyata elemanları tarafından da sentezlenen bir vitamin olduğunu gösterdi. Aynı zamanda süt ürünlerinin fermente edildiği zaman içeriğindeki B12’nin arttığı da çalışmalarla kanıtlandı.


Bu İngiliz Doktor’un deneyine yanıt arayacak olursak, Şifacı Mutfak Okulu perspektifi birkaç konudan bahseder. Bunlar arasında önde gelen bir tanesi besinlerin fermentasyon durumudur. Hint mutfağında çok çeşitli fermentasyon türlerinin çokça kullanıldığını biliyoruz. Fermentasyon azaldığında aynı gıdayı da tüketiyor olsak vitamin içeriği azalacaktır. Örneğin 1 litre kefirin Vitamin B12 içeriği 1 litre sütten daha fazladır. Veya 1 kg lahananın vitamin K içeriği 1 kg lahana turşusundan daha azdır. Ayrıca çalışmalar her portakalın aynı besin içeriğine sagip olmadığını da göstermiştir. Bazı portakallar daha besleyici değer içerirken bazıları daha az içerir. Bizler bunu lezzetindeki farktan anlayabiliriz.


Günümüzde pek çok vitamin ve mineralin düşük olduğunu biliyoruz. Bu durum Dünya Sağlık Örgütü tarafından Gizli Açlık olarak isimlendirilmiş. Öyle sık bir durum ki toplumlardaki her 4 ile 8 kişiden birini etkiliyor. Vitamin ve mineral eksiklikleri bedenin doğru işlev göstermesini engelliyor. Bu durumda sağlıksız beden, hastalıklara yatkın hale geliyor ve zindelik- dinçlik halini yitiriyor.


Hangi mekanizmalar Gizli Açlık durumuna sebebiyet verir?


1- Gıdaların yeterli zenginliğe sahip olmaması:


Yapılan çalışmalar, sofralarımızdaki gıda çeşitliliğinin son 30 yılda %80 azaldığını göstermiş. Daha üst neslimiz çok daha çeşitli ürünler tüketmekteyken bizler daha sınırlıca bir ürün çeşitliliğine kendimizi hapsetmiş durumdayız. Bu günlük vitamin ve mineral alımımızı etkileyen önemli bir durum.


Önceki paragraflarda değindiğim, gıdaların değişken vitamin içerikleri de diğer önemli durum. Sağlıklı toprakta yetişmiş bir gıda, çok daha bol vitamin ve mineral içerecektir. Yapay yöntemlerin uygulandığı ortamlarda ise mineral ve vitamin içerikleri daha kıt oalcaktır. Örneğin hidroponik tarımda çok kısıtlı bir mineral dağarcığı ile bir besin yetiştirildi ise o besinin içeriğindeki mineral ve vitamin de daha az olmak durumundadır.


Bu nedenle gıdanızı kimden aldığınız son derece önemlidir. Benim önerilerim doğaya saygılı üretim yapanlara erişebilmek için ekoharita ve gıdatoplulukları.org sitelerini ziyar